 |
blocks
blocks
|
| Pazartesi | 50 |
| Salı | 22 |
| Çarşamba | 61 |
| Perşembe | 73 |
| Cuma | 82 |
| Cumartesi | 89 |
| Pazar | 24 |
| Toplam: | 39109 |
| En Çok: | 856 |
|
|
|
blocks
blocks
blocks
blocks
blocks
blocks
blocks
|
Üyelerimize teşekkür ederiz...
|
|
|
|
 |
story_page
 |
|
 |
|
Dün bir ileti ulaştı elektronik posta adresime !
Neden bu siteye yazı yazmadığım soruluyor kibar bir üslup ile ...
Neden yazmayayım diyerek kolları sıvadım.
Oturuverdim bilgisayarımın başına,
Başladım klavye tuşları arasında parmaklarım gezinmeğe !..
Düşüncemde hep " akşamcı sofraları " ve düşüncelerimde hep " aslan sütü " ... !
Evceğimin önünde küçük bir bahçem,
Şıkır şıkır fiskiyeli bir havuzum var.
Akşam serinliğinde kurarum soframı ...
Oturma odamda bilgisayarımdan yükselen tatlı Türk San'at Müziği nağmeleri arasında,
Beyaz peynir, domates ve kavun,
Buz kovam ve rakı şişem ve de kadehim ...
Bu alışkanlık yıllardan beri süregelmiştir.
Süregelecektir ...
Ama ne zamana kadar ?..
Onu bendeniz bilemem.
Yazıları ile tanış olduğum - ışıklar içinde yatsın - rahmetli Kemal Öncü,
Anılar, rakı masaları ve ironi yazılar ...
" Zaman olur ki hâyâli cihana değer ... "
Doğan ÇAKIR
(yorumlar? | SEÇİLENLER | Puan: 24.0) Gönderen: editor Tarih: 23.04.2010 Saat: 03:33 (627 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
KOCAYÜREK: Sigaraya Boşol Demek Yürek İster !.. |
 |
|
Ne zaman karşılaşsak bizim Tümer hoca sigarayı bıraktım...
Masalı okur,
Okur okumasına da,
Birde bakarız günde üç veya dört sigaraya düşürdüm der...
Oysa bir türlü şeriat şartları muvacehesinde,
Sigara denen illete;
- " Boş ol " diyemedi ...
Bu gidişe diyemeyecek !..
Sigara mı O'nu yoksa O mu sigarayı bırakacak bilemem !..
Halbuki " ellerini bir birine çarpıp boş ol dese iş tamam olacak !.. "
Tıpkı üç sene önce benim yaptığım gibi ...
Aradaki tek fark ile ...
Bu iş yürek ister yürek !..
KOCAYÜREK
(yorumlar? | KOCAYÜREK | Puan: 23.9) Gönderen: editor Tarih: 22.04.2010 Saat: 11:08 (628 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
|
 |
|
Selam dostlar,
Yine dostlarla güzelleşen damdaki kemancının damındaydık.
Ne yalan söyleyeyim bu damı güzel yapan ne çiçekleri, ne otantik havası ne de mis gibi portakal çiçeği, hanımeli, kokan havası.Şundan emin oldumki DOSTLARI burayı güzel yapan.
Sağolasın damdaki deli, deli meli ama biraraya getiririp özlenen cuma akşamları yaratıyorya sağolsun.Dostlar toplanıp ordan burdan konuşuruz memleket meseleleri, konuşuruz düşünürüz yine konuşuruz öyle bir an gelir ki deli ve dostları ve tabiki ben de kadehlerimizi yudumlarken paylaşmanın zevkine varırız. Öyle bi an gelirki rakıyla yudumlanan su bardağının içinde su yerine gazoz içerseniz dünyanın afakı değişir,tıpkı yüzümün ifadesini yakalayan kardeşim seher'in kıs kıs gülmesi olayı belgeler.aman ööö demeye kalmadan su diye yine aynı hatayı yapıp gazozu dikince koptuk seher 'le nazikçe bardağı alıp suyu elime tutuşturdu.Allahtan başka farkeden olmadı suratınım halini dakikalarca güldük. Aman dostlar fazla kapılıpta gazozlu rakı muhabbeti yapmayın harbi çekilmiyor.Herşey yerinde ve tadında özel ve güzel.TÜM GÜZELLİKLERİMİZİN KIYMETİNİN BİLİNMESİ DİLEĞİYLE DOSTÇA KALIN
Zehra REYHAN
(yorumlar? | DAĞLAR KIZI REYHAN | Puan: 24.1) Gönderen: editor Tarih: 22.04.2010 Saat: 10:29 (630 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
SEÇİLENLER: İçkinin Bahanesi !.. - Mustafa Kutsi TÜMER |
 |
|
Gençlik yıllarımı hatırlıyorum da, şarkılarda olduğu gibi ne kadar şendik.
Sandallarımıza atlar balığa çıkardık.
Bir taraftan balık tutar, bir taraftan mangal da ızgara yapar,
Bir taraftan içerdik.

Dozu fazla kaçırıpta kaç kez sandalı devirip Karadeniz'in sularına gömülmüştük.
Sabah olduğun da her zaman ki gibi, mahallemizde küçük bir çay ocağın da buluşur uzun uzun konuşur tartışırdık. Namık Kemal'le başlayan sohbetler yerini Spartaküs'lere, Mustafa Kemal'e, Che Guevara'lara bırakarak gidiyordu. Akşam olunca yeni bahanelerle yeniden içki ortamında buluşuyor, sohbetlere kaldığımız yerden devam ederken bir taraftanda fasıl yapardık. Heybeli ada, Kalamış, Çile bülbülm çile, Akşam oldu hüzünlendim ben yine vb. sıralar giderdik.
Bir tane vardı ki, bizi coşturduğu kadar hüzünlendirirdi. İzmirin Kavakları.
Bu O'nun en sevdiği parça idi.
O şarkının peşinden yeniden hararetli konuşmalar başlar, o destan yeniden yaşanırcasına anılırdı.
Geç saatlere kadar sürmezdi, ama bitmesini isremediğimiz bu sohbetten ayrılmak zorun da kalıp evlerimize dağılırdık.
Bir gün içimizden biri," Arkadaşlar, buluşmak, tartışmak çok güzelde, içmek için bahane olamaz. bundan sonra kurtuluş günlerini kutlamak için içelim,kutlayalım." dedi. Önce bir tedirginlik oluştu. Sonra bir baktık her gün kurtuluş ve zaferlerle dolu kutlamalar var. Kabul ettik. Hatta babalarımız da duymuş. Bir gün içkili eve geldiğimde "oğlum bu gün nerenin kurtuluşu idi ? diye sormuştu.
Ya şimdi dostlar.
Ya şimdi.
Sadece içmek için yer arayanlardan geçilmiyor.
(Devamı... | 5232 byte kaldı | 1 yorum | SEÇİLENLER | Puan: 23.6) Gönderen: editor Tarih: 22.04.2010 Saat: 10:04 (625 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
|
 |
|
" ... Zulmetle ayrılık bestesi yapan geceler !.. "
Siyah ve karanlık geceler ...
Üzerime çöken umutsuzluk,
Ayaklarım beni dost Eko'nun mekânına taşıdı bu akşam !..
.....
Akşam, hüzün verir romatik tiplere ...
Bilemiyorum romantik miyim ?
Eko'nun emektar pikabından,
Klarnet taksimi eşliğinde ...
" ...
Gönül durupken bir güle uçtu ... kuş gibi ...
Çırpınırdı dalında dikeni kanıyormuş gibi ...
..... "
Dost Eko ile göz göze geldik ...
- " Hayrola " dedi Eko ...
- " Efkâr bastı gönlüme " dedim ...
- " Niye " dedi Eko ...
- " Niyesi mi var Eko ?.. " dedim ...
.....
Baş başa kurulduk çilingir sofrasına ...
- " Eskiden yalnız gelmezdin " dedi Eko ...
(Devamı... | 11339 byte kaldı | yorumlar? | EKONUN MEYHANESİ | Puan: 24.5) Gönderen: editor Tarih: 05.01.2010 Saat: 11:05 (684 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
|
 |
|
Bundan böyle kapalıyız !..
Yaklaşık üç yıldır,
Yurttaşların, dostların ve dost bildiklerimizin mekânı ...
Vatan kurtarma geyiklerine sahne olan " Receb'in Kahvesi "
Kapandı artık ...
Neden diye sormayın ...
- " Yeter artık leyleğin ömrü lak lak ile geçer misali !.. "
" Hâlâ boyumuzun ölçüsünü aldığımızın farkında olmayanlara şaklabanlık yapamayız !.. "
Haydi bir 29 Mart 2009 akşamı boyumuzun ölçüsünü aldık.
Yurttaşlarımızın çoğu,
- " Eller havaya " diye haykırıp ardından da
- " Tekbir !.. Ya Allah Bismillâh Allah ü Ekber " diyerek sandıkta %38.9 ile söz bizde mühür bizde dediler.
Ve onlarda kaybettiler !..
Rasmussen NATO Genel Sekreteri (!)
Bizim bu kahveye gelen müdavimlerin dilinde tüy bitti ..
(Devamı... | 2795 byte kaldı | yorumlar? | RECEBIN KAHVESİ | Puan: 23.4) Gönderen: editor Tarih: 31.12.2009 Saat: 02:32 (669 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
|
 |
|
Bu akşam misafirler var !..
Urfalı ve ben önceden Eko'nun mekânına ulaştık,
Tümer hoca misafirlerle sonradan gelecek !..
- " Eko'cuğum selamlar " dedim
Urfalı ve ben nevaleler ile tezgâhı kurduk.
Tezgâhı kurduk diyorum, ben sadece ayak ileri getir götür vs.
- " Abey tezgâh tamam, önce çiğ köfteden başlayayım " dedi.
- " Sen bilirsin " dedim.
- " Sende ezme işini hallet " dedi..
Kolları sıvadık, birlikte ...
Bu akşam, Sacide Erçetin ve Nevra Kurtoğlu davetlimiz !..
(Devamı... | 12396 byte kaldı | yorumlar? | EKONUN MEYHANESİ | Puan: 24.7) Gönderen: editor Tarih: 31.12.2009 Saat: 02:12 (666 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
SEÇİLENLER: Datça Yolları ve Kayıhan'lar !.. - A. Selçuk ACUNSAL |
 |
|
Sevgili Okurlar,
Aslında bu yazı www.iskarmoz.com sitesi için kalem alınmıştı.
Ancak, dayanamayım bu sitede de yayınlanmasını da istedim.
.....
Hepiniz Hilmi Kayıhan adına aşinasınızdır...
Sevgili dostumuzun, dört yıla yakın bir süre yayınlanır yazıları
ASA-HABER Grubu sitelerinde, anımsadınız değil mi ?..
Yalın ve gerçekçi satırlarla yüreği " yurt sevgisi " ile çarpan yazıları ...
Gerçekleri bütün çıplaklığı ile ifade eden yalın tümcelerin sahibi Hilmi Kayıhan !
.....
Geçtiğimiz Cumartesi kendisine bir elektronik posta ile ziyaretine gelmek istediğimizi bildirdik. Derhal yanıt verdi. Ve " beklerim !.. " diye ... Bendeniz de dostlara haber saldım. Hey dostlar, Yolculuk var Konyaaltı'dan diye ... Ve bir araya gelip, durum değerlendirmesi yapmak; hareket tarihi ve şeklini belirlemek için ... Salına salına geldik Lara'da bir kafe bahçesine, birlikte olmağa... Bendeniz, Mustafa Kutsi Tümer ve Fevzi Moray ...
Kahvelerimiz self servis olduğu için,
Ve de yer ve mahal Fevzi Moray'ın mahalli olduğundan,
Tarafından alındı.
.....
Kahveler yudumlanırken;
Durum değerlendirmesi başladı ...
- " ... ben günü birlik gidersek gelebilirim. " dedi ... Mustafa Kutsi Tümer !..
Fevzi Moray itiraz etti ...
- " Yorgunluk olur bir gece kalmak gerekir ... " diye söze karıştı.
Karşılıklı diyaloglar ve sonunda mutabakat sağlandı.
(Devamı... | 14350 byte kaldı | yorumlar? | SEÇİLENLER | Puan: 25.1) Gönderen: editor Tarih: 21.11.2009 Saat: 07:05 (788 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
|
 |
|
Birlikte yürüyoruz mekâna,
Mustafa Kutsi Tümer ile ...
İçeri girince,
- " Günaydınlar beyler günaydınlar " dedik birlikte ...
...
Bilirsiniz, " ... gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül dost ister kahve bahane !.. "
Etrafa göz attık, bizlerden kimseler yok !..
Adında Kemal olmayan Mustafa dayı el etti bize ...
Yöneldik masasına ...
- " Merhabalar Mustafa dayı " dedik yine birlikte !..
- " Dün sabah sizden bir grup vardı " dedi Mustafa dayı ve ekledi ...
- " Bir site lafı geçiyordu, site haber vermeden mi kapatılmış nedir ? "
Hüso siparişleri almağa geldi ...
- " Hüso üç çay demli olsun " dedim ki;
Tümer hoca söze atıldı !..
- " Ama Allah aşkına çığırmayasın kulağımızın dibinde, kafam kaldırmaz bu sabah " dedi ..
(Devamı... | 5722 byte kaldı | yorumlar? | RECEBIN KAHVESİ | Puan: 25.8) Gönderen: editor Tarih: 04.11.2009 Saat: 08:44 (860 okuma) |
|
 |
|
 |
story_page
 |
|
 |
|
Bu akşam tek başına,
Vefâkâr dostum Eko ile başbaşayım ...
Kimselere haber vermedim ...
Dostum Eko ile eski günleri yâd edeceğiz ...
- " Sevgili Eko var mı ' Bir zamanlar maziye bak ne kadar şendik ' plağı " dedim ...
- " Yaratırız be dostum " dedi ... ve ekledi...
- " Ne yer ne içeriz ... " dedi..
- " Kafana göre, ne isterse gönlün ... " dedim ...
Evet bir zamanlar mazi bak ne kadar şendik ....
Şenliğimizin temelinde gençlik, delikanlılık, yarınlara doğru umut içerisinde bakış vardı ...
Ama şimdi ...
Zaman içerisinde, hepsi yıprandı, eski hatıralar bile bellekler de birer silik hâyâl ...
Masamız kısa sürede küçük bir çilingir sofrası oldu ...
- " Haydi şerefe " dedi Eko can ...
- " Şerefe dostum " dedim ...
Soğuk rakılarımızdan birer yudum aldıktan sonra, beyaz peynir ve hormonsuz organik domates ile kızarmış ekmek ...
(Devamı... | 7304 byte kaldı | yorumlar? | EKONUN MEYHANESİ | Puan: 25.6) Gönderen: editor Tarih: 04.11.2009 Saat: 08:43 (870 okuma) |
|
 |
|
 |
|
 |
blocks
blocks
blocks
blocks
blocks
blocks
blocks
|
| Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
|
|
blocks
|
| Bu gün için henüz önemli bir haber yok. |
|
|
blocks
|
Ahmet Selçuk ACUNSALCosta ZARİFİSDoğan ÇAKIRKadir GENÇ

|
Henüz Yazı Eklenmemiş | Kemal YENER

|
Henüz Yazı Eklenmemiş | Mehmet ÇAKIRAĞAMustafa Kutsi TÜMERMümtaz SALİHOĞLU

|
Henüz Yazı Eklenmemiş | Oktay ÇAĞLAR

|
Henüz Yazı Eklenmemiş | Salih KARACAN

|
Henüz Yazı Eklenmemiş | |
|
|
|
 |